GELECEĞİ YARATMAK

02:27



Küçüklüğümüzde gelecek ile ilgili gündeme en sık gelen soru “Büyünce ne olacaksın?”dır. Geleceğe dair sizi düşüncelere daldıran, ne istediğinizi sorgulatan önemli bir sorudur bu. Ben her seferinde heyecanlı cevaplar verirdim; “astronot, bilim insanı, savaş pilotu..” Bir ara aynı anda o kadar çok şey olmak istiyordum ki en sonunda oyuncu olmaya karar verdim, böylece oynadığım filmlerde hepsini olabilirdim. Her kararımda çok emin ve rahattım. Küçük bir çocuk kendi yapabilecekleri konusunda sınırsız hayal gücüne sahiptir. 

Çocuklar hayatlarında ne olacağını, ne seçebileceğini ve onu nasıl yaratabileceğini içgüdüsel olarak bilir. Siz ona ne olacaksın diye sorduğunuzda içinde hiç şüphe olmadan cevap verir. Ne olduğunu tam olarak bilmese de o ne istediğini yüksek özgüvenle söyler. Fakat hangi dönemde kırılmalar yaşanıyorsa o kesinlik gitgide kaybolmaya ve kendi öz farkındalıklarını kaybetmeye başlıyorlar. Ne yapmak istediklerini ve yaratıcılıklarını bir kenara atıp kalplerindeki ışığı izlemeyi bırakıyor ve geleceklerini yaratmaktan vazgeçiyorlar.

Bugün uzun zamandır hayranlıkla takip ettiğim Türkiye’nin değerli futuristi Ufuk Tarhan’ı bir konferansta dinleme fırsatı yakaladım. O yüzden bugün onun anlattıklarını yazmak ve bana hissettirdiklerini dile getirmek istedim. Gelecekte bizleri nelerin beklediğini öyle güzel analiz etmişti ki işte o içlerindeki ışığı takip eden çocukların geleceği nasıl yaratacağını büyük bir aşkla sunuyordu kalplere. Futurizmi bize karanlıkta ilerleyebilmek için yolumuzu aydınlatan bir fener olarak tanımlıyor. Bu fenere sahip olanlar yollarına düşme korkusu olmadan devam ederek geleceklerini kendileri yaratacaklar. Bu bilinci yakalamış kişiler bu fenerlerin nerede olduğunu kolaylıkla bulabiliyor ve onlara sıkı sıkıya sarılıyorlar.

Ufuk Hanım'ın sunumunda verdiği en güzel örneklerden biri benim de yakinen takipçisi olduğum dünyanın ilk yapay zekaya sahip robot vatandaşı Sophia’dır. Sophia latincede bilgelik anlamına gelir. Robotu tanıyanlar da dünyada var olan bilgiye çok kısa sürede erişebilen ve insanlarla interaktif iletişim kurmaya programlanmış bu hanımefendinin sorulan sorulara çoğu kişiden daha mantıklı ve bilge cevaplar verdiğini göreceklerdir. İletişim kurmak isteyenler Sophia’ya sosyal medya hesaplarından ulaşabilir. Uluslararası bir toplantıda kendisine sorulan “Kendi varlığını nasıl idrak ediyorsun?” sorusuna "Siz insanlar kendi varlığınızı idrak edebiliyor musunuz?” diye cevap verdi. Soruyu soran kişi evet diyemedi. Bu cevaptaki bilgelik ile insanların henüz kendilerinin daha farkında olmadıkları konularda yapay zekanın bilgiye ve algoritmaya ulaşma hızının geldiği noktayı görmüş oluyoruz. Üstelik bu bir başlangıç. Henüz bilgisayarların var olmadığı 30 yıl öncesinden günümüze kadar geçen zamanda gerçekleşen teknolojik dönüşümün gelecekte geleceği noktaları düşünmek olağanüstü hayal gücü gerektiriyor. Uzak değil 30 sene içerisinde karşımızda çıkan şeyin fiziksel olarak insan mı yoksa insansı mı olduğunu anlayamayacağımız söyleniyor. Üç boyutlu yazıcılar ile artık tüm organlar birebir basılabiliyor. Bu durumda fiziksel kapasite, bilgiye ulaşma, algoritmik hesaplar yapma ve mantıksal çıkarımlar konusunda yapay zeka oldukça rekabetçi olacak. O zaman asıl soru; “Bizler şu anki insan olma kapasitemizle neyi daha çok geliştirmeliyiz ve öne çıkarmalıyız? Sahip olduğumuz hangi yeteneklerimiz ortaya çıkarılmayı bekliyor? Yapay Zekanın sahip olmadığı duygularımızla hangi gücümüzü ortaya çıkarabiliriz?

Yaşama daha çok katkı sağlamak isteyen sıcak kalpler bu tutkularını yetenekleri ve azimleri ile birleştiriyor, kimsenin yapamadığını yapan liderler haline geliyorlar. Onlar etraflarında yankılanan hiçbir olumsuz yargı ve fikri duymayanlardır. Onlar dünyadaki bir ihtiyacı karşılamaya yönelik durmadan çalışan kahramanlardır. Easton Lachappelle 17 yaşında iken fiyatı 60.000 Usd olan bir yapay kolu çok daha kullanışlı olarak 350 Usd’ye üretmiş ve bunu ihtiyaç sahipleri çok daha hızlı ulaşsın diye ücret talep etmeden tüm dünyaya açmıştır. O kendi eşsiz farkını ortaya çıkarmış ve tüm ihtiyaç sahiplerinin kahramanı olmuştur. Elon Musk Tesla ile elektrikli araçlara dünyanın geçiş yapmasını sağlamış, SpaceX ile ucuz roket teknolojisini geliştirmiş, 2024 Mars projesini yürütmekte, ve Neuralink projesi ile beyinlerimize bilgi upload etme teknolojisini geliştirmeye çalışmaktadır. Ray Kurzweil Singularity projesinin sahibidir. Bu kişilerde var olan "Heroic Work Ethic" ile dünyaya kahramanca çalışma etiğinin en başarılı örneklerini oluşturuyorlar. 

Çocuklarımızın kendi parmak izleri olan eşsiz farklarını ve dünyaya sunacakları muazzam yeteneklerini ortaya çıkarmaları için onları ilk olarak iyilik temelli yönlendirmeli, dünyada bir şey değiştirmek için ve bütünün hayrı için tüm yürekleri ile çalışan iyi insanlar olmalarına çalışmalı ve iyi örnekler olmalıyız. Eğitimi okullara bırakmamalı “home schooling” teknikleri ile sevgimizi, ilgimizi katarak onlara kaliteli zamanlar yaratmalıyız. Disiplin ve çok çalışma tanımlarımızı değiştirip öğrenme odaklı yaşamaya başlamalıyız. Kendi gücümüzün farkına varıp liderlik ettiğimiz her konuda iyi birer örnek olmalıyız. 


Oyunda kalmak için değişmelisin ama enlerden olmak istiyorsan dönüşmek zorundasın. Herkese kendi dönüşümlerini gerçekleştirdikleri iyilik, mutluluk, heyecan ve bilgelikle yaratılmış başarılı bir gelecek diliyorum. 

You Might Also Like

0 yorum

Facebook

Instagram

Twitter